Ekmeğe Hürmet Olmadan Bereket Olmaz

Ekmeğe Hürmet Olmadan Bereket Olmaz Geçim darlığı günümüzde herkesin şikayetçi olduğu bir konu haline gelmiştir. Az kazanan çok kazanan, eşi çalışan çalışmayan herkes aldığının yetmediğinde şikayet etmektedir. Aslında bunun adı alınan ücretlerin yetersiz olduğu değil elimizdekinin bereketsiz oluşudur. Bir evde bereket olmazsa o eve deniz derya para aksa yine de yetmesi mümkün değildir. Bereketsizlik ile ilgili hususları, bereketi nelerin kaçırdığını ayrı bir mevzu olarak işleriz. Ancak burada Ekmeğe Hürmet konusuna temas etmek istiyoruz.

Ekmeğe Hürmet ile ilgili iki hadis-i şerif ve iki kıssa anlattıktan sonra zaten ne demek istediğimiz fazlasıyla anlaşılacaktır.

Ekmeğe Hürmet hakkında hadis-i şerifler

1 – “Ekmeğe hürmet ediniz. Zira Allah’ü Teala onu rızıkların en şereflisi kılmıştır. Kim ekmeğe hürmet ederse Allah’ü Teala da ona ikramda bulunur.”

2 – “Ekmeğe hürmet ediniz. Muhakkak o, yerin ve göğün (yağmur ve toprağın) bereketindendir. Sofradan düşen kırıntıyı kim yerse günahları mağfiret olunur.” (Feyzül Kadir)

Ekmeğe Hürmet

Ekmeğe Hürmet İki Kıssa

1 – Zamanın birinde malının çokluğundan şikayetçi olan ve bu nedenle zekatını hesaplamakta güçlük çeken birisi varmış. Bu derviş Allah’a daha fazla yakınlaşmak istiyormuş. Derviş bu servetinin azalması için (israf etmeden har vurup harman savurmadan) çözüm arar. Sonunda bir Allah dostunun huzuruna çıkarak derini anlatır. O zat da ona eline bir ekmek alıp atına binerek onu yemesini söyler. Bu tavsiyeye şaşıran adam vakit kaybetmeden eline ekmek alır ve atına biner. Ama atını sürmeden önce cebinden çıkardığı bir örtüyü boynuna bağlar. Bir eliyle örtüyü ekmek kırıkları yere düşmesin diye tutarken diğer eliyle de ekmeği yemeye çalışır. Bu şekilde giderken bir ekmek kırığının örtüye değil de yere düştüğünü fark eder ve atını durdurarak o ekmek kırığını aramaya başlar. Ne kadar aradıysa da bulamaz. Bunun üzerine o arsanın sahibini arar, bulur ve ondan orayı kendisine satmasını ister. Arsa sahibi değerinin üstünde fiyattan arsayı o kişiye satar. Daha sonra bu kişi işçiler bulur ve ekmek kırığının düşme ihtimali olan o alanı işçilere çevreletir. Etrafını ördürür. Böylece üzerine basılmasını engellemiş olur. Tabi bütün bunlar oluncaya kadar da aradan zaman geçmiştir. Geri dönen şahıs malının azalmasını beklerken bir de öğrenir ki malı neredeyse ikiye katlamış. Canı sıkılarak o zatın huzuruna gelir ve tavsiyesinin işe yaramadığında şikayetçi olur. O zat nasıl hareket ettiğini öğrenince ona şöyle der. “Eeğer sen ekmek kırığına böyle hürmet etmeseydin! o kırıklar yerlere dağılıp gitseydi geri geldiğinde malının yarı yarıya azaldığını görecektin. Ancak sen ekmek kırığına böyle hürmet etikten sora Allah’ın sana olan ikramı da devam edecektir.”

2 – Rivayet olunur ki, İbrahim A.S.’ın köpeklerinin tasması altındandır. Kendisine bu zenginliğin nereden geldiği sorulduğunda ise şu cevabı verir. Peygamberin cevabı ne ticarettedir, ne ailesinden kalan da ne de başka bir şeydedir. Onun cevabı şudur; “Hazreti Allah’ın bana bu zenginliği vermesinin nedeni; ben ekmek kırığına hürmet ederim. Bu hürmetin nedeniyle de Allah bana bu kadar rızık, mal, mülk verir.”

 

Dövme Yaptırmak Günah mı?

Yorum yapın