Din ve İnsanın Arasındaki Bağ Nasıldır?

Din ve İnsanın Arasındaki Bağ Nasıldır? Din ve insanın arasında tarifi zor ama bir o kadar da kuvvetli bir bağ vardır. İnsan inanma ihtiyacı ile dünya’ya gelir. Dünya üzerinde yaşadığı iyi ve kötü şeylerle baş edebilme gücünü insana inanma ihtiyacı sağlar.

Konumuza Albert Einstein’in şu sözü ile başlayalım.
Bütün dinler, sanatlar ve bilimler aynı ağacın dallarıdır. Bütün bu özlemler, insanın yaşamını yüceltmeye, onu salt fiziksel varoluş alanından çıkarmaya ve bireyi özgürlüğe doğru yönlendirmeye yöneliktir.


 

Dinin Kaynağı

Din ve İnsanın Arasındaki Bağ: Din Arapça kökenli bir sözcüktür. ”Şeriat, makbul ibadet, hüküm ve ferman, boyun eğme, itaat, hesap, örf ve adet” gibi anlamlar içermektedir. İnsanlara Allah tarafından yapması ve yapmaması gereken şeyler bir hayat öğretisi olarak üç büyük din olarak nitelediğimiz Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik de peygamberler aracılığı ile insanlığa sunulmaktadır. Diğer dinler de ise birçok Tanrı olduğu için insanlar bu bağlam da hareket ederler. Genel kanı, din olgusunun çeşitlilik göstermesinin yanı sıra insanlığı her zaman genel kurallar çerçevesinde toplamayı amaçlamasıdır.

Aşağıdaki tabloda yer alan rakamlar, büyük dinlerin tahmini mensupların sayısını göstermektedir.

Afrika Geleneksel ve Diasporik: 100 milyon
Baha’i: 7 milyon
Budizm: 376 milyon
Cao Dai: 4 milyon
Çin geleneksel dini: 394 milyon
Hıristiyanlık: 2.1 milyar
Hinduizm: 900 milyon
Islam: 1.5 milyar
Jainism: 4.2 milyon
Musevilik: 14 milyon
Neo-Paganism: 1 milyon
Primal-indigenous (tribal religionists, ethnic religionists, or animists): 300 milyon
Rastafarianism: 600 bin
Shinto: 4 milyon
Sikhism: 23 milyon
Spiritism: 15 milyon
Tenrikyo: 2 milyon
Unitarian-Universalism: 800 bin
Zerdüştlük: 2.6 milyon

Seküler, dindar olmayan, agnostik ve ateistlerin sayısının 1,1 milyar olduğu tahmin edilmektedir.

İnsan Neden Din ile Nasıl Bir Bağ Kurar

Din ve İnsanın Arasındaki Bağ: İnsan konuşmaya başladıktan sonra hayatı sorgulamaya başlamaktadır. Bu yüzden küçük çocukların aslında çok iyi birer filozof olduğu fikri kabul edilmektedir. İnsan, hayatı kendisini bildiği her süreç de sorgulamaya devam etmektedir. Özellikle kimlik arayışı dönemini atlatana kadar bu evre sürmektedir. Bu dönemin sonunda ise zaten kişinin inançları, din algısı, din ile arasında kurduğu bağ şekil almış duruma gelmektedir. Bu sürecin tamamlanması itibari ile insanların dini inançlarının kuvvetli veya zayıf olması söz konusu olmaktadır.

Nitekim dini inancı kuvvetli olan bireylerin din ile arasında kurduğu bağ tartışmasız çok daha kuvvetli olmaktadır. Bireyler dinin sunduğu yaptırımları uygulama yolunda emin adımlar atmaktadır. Ancak din ile kuvvetli bir bağ kuramayan bireyler için hayata bakış açısı bu öğretiler çerçevesinde şekil almak yerine kendi geliştirdiği farklı inançlar doğrusunda hareket etmektedir.

Dini Bağı Olmayan İnsanlar

Din ve İnsanın Arasındaki Bağ: Dini bağı olmayan insanlar genellikle toplumsal algı neticesinde kötü olarak nitelenmektedir. Ancak insan hangi din ile arasında bağ kurmuş olursa olsun, hangi inancı barındırarak hayatını şekil verirse versin, ahlaki ve kültürel bağı yüksek bir düzeye ulaşmış ise hayatın amacını iyi bir insan olmak ve insanlığa faydalı davranışlar sergilemek için kullanabiliyor.

Yapılan bir araştırmaya göre , Amerika birleşik devletlerinde yaşayan aktif dindar yetişkinlerin %30’dan fazlası kendilerini çok mutlu olarak tanımlıyor. Analizlerin sonucu  12 ülkede, bir din ile bağı olmayan kişilere kıyasla, dini gruplar içinde aktif olan insanların, “istatistiksel verilere göre ciddi oranda” daha mutlu olduğunu açıklamıştır.

Kendiniz için seçmeyeceğiniz şeyleri asla başkalarına empoze etmeyin.
Konfüçyüs

Sözün özü: Hz.muhammed ile beraber gönderilen Kuran-ı Kerim ve kanunları kendisinden önce var olan tüm dinlerin sayfalarını sonsuza kadar kapatmıştır.